26 | 10 | 2014

Tarihte Boğaziçi`nde ilk köprü ne zaman yapılmıştır?

ilk kopruBugün, 1973`te yapıldığı haliyle dimdik ayakta duran Boğaziçi Köprüsü`nün ilk denemesi Büyük İskender döneminde yapılmış. Tarihsel kaynaklara göre, Büyük İskender, M.Ö. 334`de İran seferine çıktığında ordularını Boğaziçi`nin karşı yakasına geçirebilmek için dubalar ve küçük çapta gemileri birbirine bağlayarak bir köprü yaptırmış ve tarihe Boğaziçi`nin ilk köprüsünün mimarı olarak adını yazdırmıştır. İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ) öğretim üyesi, araştırmacı-yazar Dr. Süleyman Faruk Göncüoğlu`nun, konuyla ilgili `İstanbul`un İlkleri Enleri` kitabında şu ifadeler yer alıyor.

Sudan korkan İmparator köprü yaptırdı

Göncüoğlu, kitabında Büyük İskender`in ardından Bizans döneminde de bir köprü girişimi olduğunu şu sözlerle anlatıyor: `Uzun bir aradan sonra 7. yüzyılda Bizans döneminde Boğaziçi`nde yine kalıcı olmayan bir köprü daha kurulmuştur. Hayatının son günlerinde bir ruh hastalığının tesiriyle sudan korkan imparator I. Herakleios`un (610-641) Suriye`ye yaptığı seferden dönüşünde, denizi görmeden karşıya geçebilmesi için kayıklar üzerine bir köprü yapılmış, bu köprünün iki yanı ağaç dallarıyla duvar halinde örülmüş ve böylece imparator Herakleios`un suyu görmeden geçmesi sağlanmıştır.`

Minareli köprü projesi

`Boğaziçi`nde iki yakayı birbirine bağlamayı düşünen bu köprülerden biri Sarayburnu ile Üsküdar arasında; biri de Kandilli-Rumeli Hisarı arasında düşünülmüştü` diye konuşan Göncüoğlu, Fransız mühendis Arnaudi`nin projesi olan bu köprülerin ayak bağlantılarının dört minareli cami şeklinde düşünüldüğünü ve plan taslaklarının çıkartıldığını ancak, pahalı ve gösterişli bulunan projenin gerçekleşmediğini ifade etti. Göncüoğlu, olayı kitabında şöyle anlatıyor: `Arnaudi`nin bu köprü projesinin raporunda köprü ayakları ile ilgili olarak `Müslümanlar`ın Halifesi Sultan`ın, dini ve politik gücünü sembolize etmekte, taçlandırmaktadır` ifadesi kullanmıştır. Köprü ayak bağlantılarının dört minareli cami şeklinde düşündüğü pahalı ve gösterişli projesi Sultan II. Abdülhamid tarafından da beğenilmişti.`

Yayalı tramvaylı köprü

Cumhuriyet döneminin de yerli sanayi öncülerinden Nuri Demirağ da Sarayburnu ile Salacak arasında bir Boğaz köprüsü projesi hazırlatmış, Türk mühendis ve işçileri ile gerçekleştirilmesi düşünülen bu köprü projesine göre 1.600 mt. deniz üstünde, 960 mt. karada, 701 metrelik bölümü de asma köprü tekniğinde gerçekleştirilmesi planlanmıştı. Deniz yüzeyinden 53 mt. yükseklikteki köprünün genişliği de yaklaşık 21 metreyi buluyordu. Köprü üzerinde tren, yaya yolu ve tramvay geçişi yer almaktaydı.

Almanlar Menderes'e teklif getirdi

1909 yılında Berlin`de doğan Yüksek Makine Mühendisi Şefik Okdav`ın kitabında aktardığına göre; Alman `Dyckerhoff und Widmann` şirketi, 1958 yılının Mayıs ayında Türkiye`ye gelerek Başbakan Adnan Menderes`e, Dr. Ulrich Finsterwalder`in projesi olan öngerilmeli betonarme bir köprü projesi teklif ediyor. Taşıyıcı ayakların üst kısmı da uzaktan bakıldığında, zarif bir filigrana benzer şekilde düşünülen köprünün ayaklarının da denize oturtulması düşünülüyordu. Projede deniz dibine köprü ayaklarının oturtulmasında bir sakınca bulunmamıştı. Ancak Boğaziçi`nde görev yapan kılavuz kaptanların büyük bir tankerin ayaklardan birine çarpmasıyla büyük bir facia doğabileceğini belirtmeleri üzere köprü ayaklarının sahillere yapılması şeklinde bir projeye dönüşmüştü. Köprü ayaklarının sahillere alınmasına karar verildikten sonra Dr. Finsterwalder`in `germe bant` betonarme köprü projesi de gerçekleşmesi ise, imkânsızlaşmıştı. Sebebi de `germe bant`ın fazla ağır olması ve o kadar büyük bir aralığa yapılamaması idi. Bunun üzerine Alman firması, köprü mimarı Ernst Lohmer`in köprü projesini teklif etmiştir. Fakat tekliflerin açıldığı gün, şartnamede istenmiş olan banka teminat mektubunun, teklife eklenmemiş olduğu, bu nedenle teklifin nazarı dikkate alınamayacağı Karayolları yetkililerince bildirilince Almanların Boğaziçi suyolu üzerinde bir köprü inşa etme projeleri hayata geçirilememiştir.

Bumerang - Yazarkafe